Ana içeriğe atla

Kilonun nedeni ekmek değil!

Kilonun tek suçlusu ekmek değil. En büyük suçlu ekmek inancı yanlış, diyetlerinden ekmeği çıkaranlar beslenme hatası yapıyor. Çünkü suçlu olan ekmek değil, ekmek yanında yenilen kalorisi yüksek gıdalar.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Nöropsikiyatri Hastanesi Beslenme Uzmanı Diyetisyen Gizem Köse, ekmeğin değil, ekmek yanında yenilen kalorisi yüksek gıdaların suçlu olduğuna dikkat çekiyor. Köse, 1 dilim ekmeğin 70 kalori olduğunu ancak ekmeğin yağa ya da yemek suyuna bandırılmasıyla kalorisinin bir anda 300 kaloriye yükselebildiğini söylüyor. Köse, “kilo almada ekmeği suçlu koltuğundan kaldırın” uyarısında bulunuyor.

Türkiye’nin beslenme alışkanlıkları inceleyen beslenme uzmanları ile kilo veremediğinden yakınan kişilerin, bu konuda her zaman suçu ekmeğe attıklarını kaydeden Köse, bunun sorgulanması gereken bir durum olduğunu söyledi.

Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırmasında, Türk insanının beslenme alışkanlıkları incelenirken, günlük alınan enerjinin % 34 -35’nin yağdan alındığının ortaya çıktığını kaydeden Köse şunları söyledi:

“ Aslında günlük almamız gereken enerjinin ancak % 25-30 civarını yağdan almamız gerekli. Bizim ülkemizdeki %5’lik bir artış bile ayda 1 kg alınmasına sebep olabiliyor. Dolayısıyla ekmek tüketirken yanında ne yediğinize de dikkat etmeniz gerekiyor. Türk halkının beslenme alışkanlığında ekmeğin yağa, salatanın ve yemeğin suyuna bandırma alışkanlığı var. Pilavın, makarnanın olduğu sofrada ekmek tüketiliyor. Aslında karbonhidrat olan çorbanın içine ayrıca fazladan ekmek doğranıyor ya da çorba ekmekle içiliyor. Çorba, makarna ve pilavın da karbonhidrat kaynağı olduğu unutulmamalı. Ekmeği mutlaka tüketin ama dikkatli ve ölçülü yemeye özen gösterin.”

Beynimizin ekmeğe ihtiyacı var
Gün içerisinde en çok ihtiyacımız olan besin öğelerinin karbonhidratlar olduğunu kaydeden Köse, vücudumuzun tüm organlarının enerji gereksinimi için karbonhidratları kullandığını ifade ederek beynin ekmek ihtiyacına vurgu yaptı.

“Beyin dokusu enerji için sadece karbonhidratları kullanır, beyin glikoz bağımlıdır. Beynin 1 saatteki glikoz ihtiyacı 6 gr. kadardır. Dolayısıyla günlük en az 100-125 gr karbonhidrat tüketmemiz gerekmektedir. Beyin gerekli glikoz sağlanmadığından enerjiyi başka yollardan sağlamaya çalışıyor ve yağları parçalıyor. Yağları parçalamak işlemi kulağa ne kadar hoş gelse de bahsettiğimiz yağ parçalanırken istenmeyen bir durum olmasına rağmen kana da geçiyor. Ve bu kez organlarımıza zarar veren kan yağlarını arttırıyor. Beyin, enerji sağlıyor ama bu ona yeterli gelmiyor. Bu durumda beyin, kendisini korumaya alarak az çalışmaya başlar. Beynin uzun dönemli karbonhidrat yetersizliği durumu, sinir sistemine zarar verir, hatta beynin erken yaşlanmasına neden oluyor.”

Ekmek yemeyenler, yorgun ve sinirli olabiliyor
Karbonhidratların B vitamini deposu olduğunu, B vitaminin ise özellikle sinir sisteminin çalışmasını düzenlediğini kaydeden Köse, şunları söyledi:

“Sinir sisteminin olmazsa olmazı B vitaminleri alınmadığında yorgunluk, halsizlik, dikkat dağınıklığı, odaklanamama, sinirlilik gibi ruh halini etkileyen durumlar ortaya çıkıyor. Çok düşük karbonhidratlı diyetlerde en sık karşılaştığımız durumlardan biri olan vitamin eksiklikleri deride hasarlara yol açabilir. Ciltte solgunluk, döküntüler, yaralar, uçuklar görülebiliyor.

Diyetlerde de her besinden dengeli olarak tüketilmesi gerekiyor. Aksi takdirde kilo vereyim derken sağlığımızı kaybedebiliriz. Bir öğünde 4 besin grubundan da yeterli oranda tüketmemiz gerekiyor. Et, süt, tahıl ve meyve-sebze grubu olarak ayrılan besin gruplarına baktığımızda bir öğünde her besin grubu sağlığımız için önemli. Diyetlerde de mutlaka her öğünde ekmek yenmeli. Özellikle tam tahıllı ekmekler diyet yapanlar tarafından tercih edilmeli. Ekmeği diyetlerde suçlu koltuğundan kaldırarak sağlıklı kilo verilebilir.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SECRET HEART MEMORİAL HASTANESİ ZAYIFLAMA DİYETİ

Zayfılama Diyet Menüsü LAHANA CORBASİ Secret Heart Memorial Hastanesi çok kilolu hastalarına ameliyat öncesi bu zayıflama diyetini uygulamaktadır.  :: : Yağ Eritici Çorba  İçindekiler: 6 büyük yeşil soğan 1-2 domates 1 büyük lahana 2 yeşil biber 1 demet kereviz sapı 1 paket hazır çorba karışımı tuz,biber maydanoz köri 1 adet et suyu veya tavuk suyu tableti acı sos (arzu edilirse)

Ev Hanımları Daha Kilolu

Kadının kilolu olması 1900’lü yılardan önce bereket ve bolluk sembolü idi. Zayıflık fakir halk için normaldi, erkek için kadınının kilosu önemli bir gösterişti. Bugüne baktığımızda ise tabi ki kilolu olmak sağlık açısından uygun değil ancak incecik bir fotomodel gibi görünme baskısı da aynı şekilde kadına zarar verir hale geldi.  Erkekler çoğu zaman ancak sağlıkları söz konusu olduğunda diyet disiplini içinde oluyorlar. Kadınlar ise görselliğin çok fazla konuşulduğu bir dünyada hem kadın hem de erkekler tarafından acımasız eleştiriye maruz kalabiliyorlar. Üstelik kadınların kilo vermesi ve bunu koruması erkeklerden daha zor. İki cinsiyet arasında bedenen, ruhen ve sosyal açıdan farklar olduğuna dikkat çeken Uzman Diyetisyen Dilara Koçak, kadın ve erkeklerin farklı şekilde kilo alıp verme nedenlerini şu şekilde sıralıyor: Östrojen Hormonu Nedeniyle Kadın Bedeni Daha Yağlı Kadınlık hormonu olan östrojen nedeniyle kadın daha yağlıdır, kas oranı erkeğe göre daha düşüktür ve

Duygusal Özgürleştirme EFT ile Zayıflamak

EFT (DUYGUSAL ÖZGÜRLEŞTİRME TEKNİĞİ) ile kötü beslenme alışkanlıklarından kurtulmak. Duygusal Özgürlük Tekniği (EFT) psikolojik problemlerin üstesinden gelmek için kullanılan bir alternatif psikoterapi yöntemidir. Belirli bir travmatik anı üzerinde yoğunlaşmışken akapunktur noktalarına hafifçe vurarak vücudun enerji alanını düzenlemeyi amaçlar. Eleştirmenler EFT’nin arkasındaki teoriyi sahte bilim olarak tanımlarlar ve EFT’den elde edilen faydanın meridyenleri düzenlemekten ziyade plasebo etkisi, negatif düşüncelerden arınma, birisi tarafından dinlenmenin yarattığı terapik etki gibi geleneksel bilişşel içeriklerle açıklanabileceğini savunurlar.